28 Haziran 2011 Salı

ikinci hafta...

Yorgunluk varken üzerimde , bi yandan da ilk paramı kazanmış olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Sonunda işim var, ama yorgunum yahu.Geçer sanırım.Böyle kasada falan çalışıyorum, arada mutfakta olduğumda oluyor.Özetle herşey yolunda gibi..

Haber vermediğim için üzgünüm insanlar..Ama yorgunum, yoğunum ve saat farkı beni öldürüyor..

15 Haziran 2011 Çarşamba

"İpini koparmış it gibi dolaşmak" diye bir tabir vardır bizde...

İşte dün, aynen öyle dolaştım.Ve şuan sağ ayak bileğim çok ağrıyor, sol ayağımında altı su topladı, yere basınca çok acıyor.

İlaç içtim az önce, geçmesi dileğiyle...

Günaydın insanlar!

14 Haziran 2011 Salı

not

yazdıklarımdan 8 saat çıkarın insanlar.burası öğlen sığacıyla salı gününü yeni yarıladı. (:

Marshmallow kaplı bulutlarla ...

Atatürk havaalanından ayrılık beklediğimden daha kolaydı doğrusu.İçimde saklı olan heyecan artık kendini saklayamıyordu.Ama garipti o heyecan; çünkü sebebi .amerika'ya gidecek olmam değil, Türkiye'den kurtulacak olmaktı.

Amsterdam'a uçuş..Ne yalan söyleyeyim harikaydı! Aslında oraya çok gitmek istedim.Çünkü beyaz pofuduklara rağmen altta yemyeşik bir dünya vardı, bu o kadar feetten belliydi işte.Üç uçuş içerisinde en çok hoşuma gideniydi.Ayrıca belirtmek isterim ki, paraşütüm olsa atlardım o uçaktan o.O Bişi olmazdı ama emin olun, bulutlar çok lezzetliydi, marsmallow kaplılardı..Üstlerinde zıplamak istedim..Herkül gibi...Sanki düşmek imkansızdı orda, sadece zıplanırdı..Bu güzel manzaradan sonra, Amsterdam havaalanı...Biyerde okumuştum, dünyaın en güzel havaalanıymış; doğrudur.Gerçekten harika bir yer.Van Gogh müzesi var desem belki de anlatırım derdimi.İki saatten fazla zamanımız vardı, gezdik biraz sonra diğer uçağa bindik, Amerika'ya uçuyorduk!

9saat 4odklık bir uçuş.Bitmedi o yol...Uçakta dolaştım ama, uçak yani fazla alan yok zaten..Aaa belirtmeliyim ki, uçakikramları bayağı iyiydi.Bu uçusu çok uzatmak istemiyorum ne de olsa yorucuydu ve jetlag yarattı pek bahsedecek bişi yok.

Atlanta havaalanında karşılaştığımız muamele pek hoş değildi.Ayakkabılarımızı bile çıkarttık! Çeşitli aşamalardan geçtikten sonra; birçok filmde gördüğünüz klasik repliği söyleyen bir insan var orda.

"Wellcome to United States Madam"

Atlanta havaalanı gerçekten kabustu.Dünyanın en büyük havaalanıymış ama kabusumuz oluyordu.Uçağın kalkacağı kapı değişmiş ve biz başka kapıda bekliyorduk.Uçağa bindik ve 7dk sonra uçak kalktı.Cidden şanslıydık.

Atlanta'ya uçtuğumuz uçak okadar iyiydi ki, Panama City Beach'e bırakan uçak sanki belediye otobüsüydü. Neyseki, uçuş 40dk sürüyordu..Çok dert değildi.

Ve geldik...Sonrasını yine yazarım, zaten günlük gibi olmasından ziyade yazacak bişey olması gerekiyor sanırım.


2 Haziran 2011 Perşembe

Kader anı Haziran!

Zaman azalıyor insancıklar... ://


Levrek, hamsi, kalkan... Kader anı Haziran!: "“Seninki kaç santim?” kampanyasının sonucu belli oluyor. Tarım Bakanlığı balıkların ve denizlerin geleceğine Haziran’da karar veriyor. İş işten geçmeden, balıklar tükenmeden, daha fazla ertelemeden, hemen şimdi eyleme katıl."

1 Haziran 2011 Çarşamba

Yazın o öyle güzel olmuş ki; yazmak istemedim üstüne hiçbişi..

Mutluluğunuzun üstüne kendi karamsarlığımı yazmaktan çekindim.Korktum biraz da dostumu kendi karamsarlığımla, bu mutluluğunda boğmaktan..