Merhaba herkese,
Aradan geçen uzun yıllardan sonra yeniden can vermek istedik bu bloga. Biraz daha zor olacak tahminimce yazmak. Dediğim gibi, uzun zaman geçti ne de olsa.
Eskisinden daha farklıyız artık- yani en azından ben farklıyım. Tabi ki insanın özü değişmez, insan yedisinde neyse yetmişinde de odur falan ama inkar edemeyiz, değiştik. En basitinden dahi anlamındaki de'yi ayrı yazmayı öğrendim ben. Romen Rakamlarını öğrendim- bayağı harflerini falan L'si,D'si,M'siyle. Nefessiz kalana kadar gülmeyi, dilimin ucuna gelmişse o küfrü etmeyi öğrendim. Ders arkadaşlarıyla, sosyal arkadaşlarımı ayırmayı, arkadaşlarımla dostlarımı ayırmayı öğrendim. Gideni durdurmamayı, kimse için değişmemeyi öğrendim.
Artık aykırı saçlarım yok; yani değişirken büyüdüm belki. Sonunda hayata "olduğu kadar olmadığı kader" diyebilecek kadar vurdumduymaz bir yetişkin oldum, ama hemen hemen her kadere de evde içerlenecek kadar çocuk kaldım.
Şöyle değiştim böyle değiştim, vay efendim bambaşka biriyim demiyorum. Gelir gelmez akıllarda soru işareti yaratmak istemem. Aslında hala aynı benim. Hala içten içe devrik cümlelerin daha karizmatik durduğuna inanan, sadece Lahana bebeğine güvenen, bir bardak sütlü kahveyle mutlu olan, pazar günlerini battaniye ve kitapla evde miskinlik olarak tanımlayan ama buna yıllardır sahip olamayan, mekanik şeyleri seven, mutfakta zaman geçirmekten hoşlanan, meyve aşığı obur kızım işte.
Gerçekten çok yazmak istedim buraya. İlk aylarda değil de, sonrasında içimden geçenleri yazamayınca fark ettim yazı yazmayı bıraktığımı. Yeniden yazmanın da zor olacağının farkındayım. Olsun... Yazılır artık. Şu ilk yazı çıksın da bi'...
dipnot: Yukarda belirtmeyi unutmuşum da hala yazdıklarına başlık bulamayanım!(: