7 Ekim 2010 Perşembe

Silinmemek üzere yazılan paragraflar dizisi-3

Oasis dinliyordum, yine.Sonra I'm outta time ♪♫♪ başladı.Ve bir yazma isteği belirdi, geldim.

Sıkıldım.Her şeyi yazabildiğim gibi yapabilseydim keşke.Olmuyor ama, yapamıyorum ki...Arkadaşlarımla konuşuyorum, bişiler diyolar falan.Tamam diyorum, öyle yapıcam.Üzülmek yok falan.Onların verdiği gaz gidiyor bi gün falan.Sonra, geri dönüyorum.Kendi halime...

Çok çabuk üzülebiliyorum.Bu benim melankolik olduğumun bi göstergesi mi?Yoksa cidden çok mu önemsiyorum insanları?Ya hadi çok çabuk üzülmeyi geçtim, etkisi uzun sürmese bari :/ :/

Birilerine ihtiyacım var.Havam değişsin maksat.Saatlerce anlatacak şeyim var aslında...Günlük de yazmıyorum artık.Bu çok kötü bişey. :/ Her şey birikiyor, fena olacak sonu.Biliyorum.Çünkü; daha önce de bu sonlar hep fena olmuştu.

Annem her zaman, sevgi emektir dedi bana.(Sanırım Can Yücel'in de öyle bir şiiri vardı, neyse.)Haklılar.Sevgi emek ama.Sen emek verirken karşıda ki vermezse.Bi nokta da platonik bi emek.Biri için değer mi?

Telefonum çok çalıyor bugünler de.Memnun değilim bundan.Kapatsam mı?Annemle babam ulaşamazsa merak eder ama ya, olmaz.Mesaj geliyor falan, hoşlanmıyorum devamlı telefon.Normal de çalmasından hoşlanmam lazım biliyorum.Ama telefonum bana istediğim mesajı ulaştırmıyorsa ve ben telefonumla çeşitli sebeplerden istediğim mesajı atamıyorsam, mantık ölçüsünde pek bir anlamı kalmıyor.Üstelik sinir bi durum olmaya başladı.Mesaj geliyor telefonuna ama istediğin mesaj değil, kötü bi durum.Mesaj geldiğini duyunca, hızla telefona atılıyorsun, sonra bambaşka biri, bambaşka birşey diyor sana, garip oluyor yahu.Ama neyse ki, alışık olmadığım bi durum değil.

Okulda çok yakın bir arkadaşım aşık oldu.İşin harika tarafı, sanırız kız da ona aşık.Ne kadar güzel değil mi?Bu gerçekten şans ama.Sana emek verecek birini bulmak?Yok ya, güzel olmaktan çok ütopik geliyor bana.En azından benim için, hiç bir zaman öyle şanslı olmadım.Maalesef.

Kızlar bugünler de çok üstüme geliyor.Neyin var?Yok bişeyim, iyiyim demekten sıkıldım.Tanımıyorlar ki beni.Geçen sene, hiç olmadığım kadar keyifliydim ve şu an normal halime döndüm.Ama onlar yadırgıyor bunu.
Sırama kafamı koyup, ders başlayana kadar uyuduğumda senkronize bir şekilde bi kulaklığımı Yiit'in bi kulaklığımı Orkun'un çektiği günleri özledim ben.Sınıfta yere oturmuşken, hocaların önüne mendil aç tam olsun demesini de özledim.Aykut'la gece mesajlaşıp, sabah mesajda kaldığımız yerden devam etmeyi özledim.Lise 1'lerin gelip, Aykut'la sevgili misiniz sorusunu sormasını bile özledim sanırım.
En çok moralim bozuk olduğunda özlüyorum her şeyi.Sanırım, odamın duvarlarında asılı fotoğraflarında etkisini yok sayamam.

Kötü hissediyorum kendimi.Telefonuma gıcığım.Erkeklere gıcığım (bi kaç istisna var tabiki)...Genel olarak böyleyim.

Gitmek istiyorum.Hava değişikliği iyidir.
İstanbul'a gelesim var.Daraldım burada.Yiiit'i, Aykut'u görürüm, belki bikaç gün Ankara'yı ve içindekileri unuturum bile.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder