11buçuk da 198deydim, okula gidecektim.Otobüste devamlı binenlere bakıyordum, her bineni o sanıyordum.Yüzünü göremediğim her binen erkek, oymuş gibi heycanlanıyordum.
Evet, sabah biraz salaktım.Beklentilerim vardı.Ve sonra her bir beklentimin hayale dönüşmesini izledim ve Yann Tiersen'le dinledim.
Dün Barışla kavgalıydık biraz.Ben ona, saat kaçta otobüse bineceğimi söylerdim, o da o saatte o otobüse binerdi, ODTÜ kapısında inerdi, okuluna giderdi ordan.Sabah 10gibi mesaj attım."11 buçuk otobüsü..."Evet, gece tartışmıştık ama, nasıl desem..Gelir sanıyordum.Gelmedi.Bekledim ama.Sinirim bozuldu.Aradım açmadı.Mesaj attım cevap atmadı.Klasik bir trip vakasıyla karşılaşmıştım.Ya da etkisi uzun süren bir kavgayla.
Neyse ama, saat 15.30a doğru, aradı.Sinirinin geçmesini mi bekledi, yoksa o zaman mı müsait oldu, yoksa sadece burnumu sürtmeye çalışıyordu bilmiyorum.Ama ben ilk defa o aradığında "sonunda!" demiştim.
Amacın neydi bilmiyorum Barış.Ama her ne yaptıysan, çeşitli reaksiyonlar aldın, ama bu reaksiyonlar o kadar homojen ki, sen anlayamazsın.Sadece bigün etkilerini görürsün.
Hayır, hayır...Olamaz.Herkesin aklı kötü şeylere gitti şuan.İçiniz fesat sadece!Etki her zaman kötü olmaz gençler.....Ama her zaman iyi de olmaz.....
Neyse işte, saat 16 falandı, barışmıştık.Hatta nerdeyse, sanki o tartışma falan hiç olmamıştı.
Öff...Sıkıldım.Uyumaya gidiyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder