21 Kasım 2010 Pazar

Korkuyor muyum?

Yoruldum.

Barış'ın saçmalamasını izledim tüm gece.Ve birinin saçmalamasının öznesi olmayı.
Garipmiş.Aslında daha önce kimse böylesine saçmalamamıştı beni özne yaparak.Garipmiş.
Bi'de gereksiz.Garip bir çocuk.(Biliyorum, tüm yazdıklarımı okuyacaksın Barış ama silmiyorum!)Beni seviyor mu, yoksa bu kadar iyi rol mü yapıyor?Yok, olamaz böylesi.Ciddi sanırım.O zaman ben neden böyleyim?Korkuyor muyum da, geri çekiliyorum.

Bol ünlem koyarak yapılan konuşmalar...Gereksiz, geriyor beni.Korkuyorum belki de?


Saçmalamak.

Cidden aklımdan geçen çok şey var ama, yazabildiğim çok az şey.İhtiyacım olan şey Aykut aslında.Bana diyeceklerine ihtiyacım var, silkelerdi o beni...Aykut demişken, onla da bi yılbaşı planı yapamadık gitti.

Of, yılbaşı! Olası bi planımız vardı aslında, bi de o planın yedeği vardı.Ama şimdi onun dahil olabilecek kız arkadaşı.Bu durumda bende Barış'la mı gidicem?


Kendime dert edinmeden ne kadar yaşayabilirim? Dert demişken, kimya sınavım var yahu :D Çok fena girecek.Yapacak birşey yok çalışmaktan başka.Fotoğraf makinemden ayrılmayı başarırsam, çalışırım :D Kitaba bi baktım da, of dedim ya.Ciddi ciddi 5 ünite var, beni bekliyor hepsi.Pazartesi başlasam.5de gecem var.Evet, plan belli oldu sanırım.Yapacak bir şey yok ya.Çalışırım, zaten iyidir çalışmak.

Her zaman yaptığım gibi, düşünmemek için ders çalışırım gibi duruyor.Ancak öyle dinliyorum kafamı.Tabi buna kafa dinlemek denirse.O dersler bitince, kalıyor bana düşüncelerim.

Lahana'yla konuşurdum hep.Sonra Kekik oldu.Sonra tekrar Lahana.Sonra hepsi gitti...Yazı yazmaya başladım.Okudum, sakladım.Aylar sonra, buldum o yazıları, okudum, ağladım ve sakladım.Baktım olmuyor, yazmıyorum da artık.Buraya yazdığım bu şeyleri saymıyorum ben.Benim derdim mürekkeple o parşömen ve parşömenin o kokusu...Yiğit'e bile 3 aydır mektup göndermem lazım.Göndermiyorum.Küstüm ben mürekkebe.Üzüyor beni.İnsanlara küsmüyor gibi, bir de cansız nesnelere küsmeye başladım.

O kadar mı korkuyorum?Bu korku neye peki?Düşmekten korkmuyorum.Korktuğum şey düşmek olsaydı, bu kadar yaram olmazdı.

Gittim ben.İyi geceler insanlar.Sabah okuyacağınıza göre günaydın.

4 yorum:

  1. yiite mektup yazmak seni rahatlatıyor sanıyordum..

    YanıtlaSil
  2. Yiit'e mektup yazmak beni rahatlatıyor zaten.Ama belki o artık okumaktan bıkmıştır, o karamsar satırları.
    Hem zaten, mürekkebe küsmem yeni olan bir şey.Geçen seneden değil.
    Bunu bildiğini sanıyordum.

    YanıtlaSil